Anasayfa Divan-ı Kebir'den Yol neden bomboş?
Yol neden bomboş? PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Pazartesi, 21 Mart 2011 18:39

"Kimdir kapıdaki dedi, kul et, dedim, kölen olayım senin."


Bildiğiniz gibi Divan-ı Kebîr'den bölümümüzde Mevlâna'nın şiirlerine veya bu şiirleri yapılmış yorumlara yer veriyoruz. Bazen okuduuğumuz, "bunu mutlaka insanlarla paylaşmalıyız" dediğimiz bölümler çıkıyor karşımıza ki, yazmak üzerimize borç haline geliyor. Sizleri, bu büyük şarimizin en güzel şiirlerinden biriyle başbaşa bırakıyoruz.

Testiyi kapan gelsin.   









Kimdir kapıdaki dedi, kul et, dedim, kölen olayım senin. Ne işin var, dedi, a ay yüzlüm dedim, sana selam vermek isterim.

Ne vakte dek duracaksın dedi, beni çağırıncaya dek dedim. Ne vakte dek coşacaksın dedi, kıyamet kopuncaya dek dedim.


Aşk davasına giriştim, antlar içtim, aşk yüzünden malımı, mülkümü, adımı sanımı yitirdim diye yeminler ettim.

 

Davaya tanık ister hâkim dedi, tanığım gözyaşı dedim, yüzümün sarılığı da davamın doğruluğuna delil.  

 

Dedi ki; Tanığın tanıklığı makbul değil; gözüne gelince; O zaman edepli, terbiyeli değil ki, kötülüklere bulanmış biri. Adaletinin yüceliğine and olsun ki dedim, ikisi de adildir, ikisi de suçsuz.

 

Gelirken dedi, kimdi yoldaşın? Hayalin dedim, padişahım, hayalin. Peki dedi, kim çağırdı buraya seni? Kadehinin kokusu dedim.

 

Ne niyettesin dedi; vefa etmek, dostluk etmek isterim dedim. Benden ne istersin, dedi. Herkese, her şeye gösterdiğin lütfu isterim dedim.

 

Neresi daha güzeldir, neresi daha hoş diye sordu, kayserin* köşkü dedim. Ne gördün orda dedi, yüzlerce kerem dedim, yüzlerce lütuf.

 

Yol neden bomboş dedi, yol kesenin korkusundan dedim. Kimdir yol kesen dedi, şu kınanma, yerilme dedim.

 

Emin yer neresi dedi, zahitlik, çekinmek dedim. Zahitlik dediğin nedir dedi, esenlik yolu dedim.

 

Afet nerde diye sordu, aşkının civarında dedim. Orda ne âlemdesin dedi, dosdoğruyum dedim.

 

Sus, eğer onu esprilerini söylersem kendinden geçersin ve ne kapın kalır, ne damın.     

 

 

 

 

* Milattan 101 yıl önce doğup 49’da Roma’ya sahip olan meşhur Julio Cesar’ın adı, şarkta Kayser olarak söylenmiş, şöhreti dolayısıyla bu söz, sonradan büyük padişah, kudret sahibi anlamına gelen bir söz olmuştur.   

  

KAYNAK: MEVLÂNA, DİVAN-I KEBÎR, TERC. ABDÜLBAKİ GÖLPINARLI, TÜRKİYE İŞ BAKNASI YAY., 2007, İSTANBUL, I. CİLT, S. 299