Anasayfa Divan-ı Kebir'den Arkamdan ağlama
Arkamdan ağlama PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Cumartesi, 23 Temmuz 2011 19:40

Ölüm günümde tabutum yürüyüp gitmeye başladı mı...

 

 

  • Ölüm günümde tabutum yürüyüp gitmeye başladı mı, bende bu dünyanın gamı var, bu dünyadan ayrıldığıma tasalanıyorum sanma, bu çeşit bir şüpheye düşme.
  • Benim için ağlama, yazık yazık deme; şeytanın ayranına düşer, düzenine kapılırsan yazık olur, yazık yazık demenin sırası gelir.
  • Cenazemi görünce "ah ayrılık, ayrılık" demeye kalkışma; kavuşup buluşmam o zamandır benim.
  • Beni kabre indirip bırakınca "elveda, elveda" deme; çünkü kabir, can topluluğunun bir perdesidir.
  • Batmayı gördün ya, doğmayı da seyret; Güneşe, aya batmadan ne ziyan gelir ki!
  • Sana batmak görünür amma doğmaktır o; mezar hapis gibi görünür amma canın kurtuluşudur o.
  • Hangi tohum yere ekildi de bitmedi; ne diye insan tohumunda da böyle bir şüpheye düşmüyorsun yani?
  • Hangi kova suya salındı da dolu dolu çıkmadı; can Yusuf'u ne diye kuyudan feryat etsin?
  • Bu yanda ağzını yumdun mu aç o yanda; artık senin hay-huyun mekânsızlık âleminin havalarındandır.

 

Kaynak: Mevlâna, Divan-ı Kebîr, Terc.: Abdülbaki Gölpınarlı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2007, İstanbul,  Cilt:3, Sayfa: 184