Anasayfa Dosya Bilimsel Kongrelerin Geleceği
Bilimsel Kongrelerin Geleceği PDF Yazdır E-posta
Yazar Ekrem Özdemir   
Cumartesi, 14 Mayıs 2016 12:24

Bilimsel kongrelerin sistemi yeniden düzenlensin. 

 

 

 

Katıldığım 3 günlük uluslararası bir kongreden kalanlar:

- Kongre programlarını çok sıkıştırıyoruz. Sunum yapan kişi araştırmasının yönetimini, bulgularını, verilerini sunana kadar süresi doluyor. Araştırmasının sonuçlarını sıralayıp bu sonuçları yorumlamaya zamanı olmuyor.

- Sunum yapmaya gelen kiliye ortalama 15-20 dk. veriyoruz kongrelerde. Bu süre ululslararası standartlarda fakat bizim akademisyenlerimiz 15-20 dakikada araştırmasını öz olarak sunma kaniliyetinden mahrum olduğu için ya oturum başkanını takmayıp başkasının süresinden çalıyor ya da hiçbir ciddi yorum yapmadan bitirmek sorunda kalıyor.

- Kongrelerde en verimli bölüm oturum sonundaki soru-cevap kısmıdır. Etkileşim yüksek olduğu için orijinal değerlendirmeler ve bakış açıları sunar. Fakat biz süreyi doğru kullanmayı bilmediğimiz için genelde soru-cevap kısmını verilen aralarda spesifik bir şekilde yapıyoruz. Verim bireyselleşiyor.

- Doçent ve profesör olan akademisyenlerimize çok iş düşüyor. Asistanına ya da yetiştirdiği öğrenciye verilen süreyi doğru ve etkili kullanmayı da öğretmeliler. Sunum yapmış olmak için sunum yapmak sadece YÖK nazarında işe yarıyor.

- Sunım yapan bir asistanı ya da yrd. doç. akademisyeni dinlerken konuya vakıf olmadığını kolaylıkla anlayabiliyorsunuz. "Peki bu konuya şu açıdan baktınız mı?" dediğinizde "O konuyu incelemedim. Ben sadece bu açıdan baktım" cevabını alıyorsunuz.

- İngilizce sunum yapma hastalığından kurtulmalıyız. Bozuk ingilizcesiyle önüne koyduğu kağıttan hızlıca okuyarak sunum yapan bir asistan ÖSYM'nin KPDS politikalarını değiştirmesi gerektiğini hatırlatıyor bize. Slaytta varolan metni kağıttan okumakla sunum yapmış olmuyoruz, en azından bilimsel olmuyoruz.

- Bir araştırma bütün yönleriyle slayta konulmaz. Slaytlara başlıkları, tabloları ve verileri koyarsınız, siz onun açılımını yaparsınız. Sunum yapmak slayta koyduğu metni önündeki pc ekranından okumak olmasa gerek!...

 

 

Neler yapılabilir?

- Süreyi uzatmak çare değil belki ama süreyi doğru kullanmayı öğrenmek ve soru-cevap kısmına ağırlık vermek kaliteyi artırabilir.

- Kongre kitapçığında veya web sitesinde varolan tam metni sunumda okumaktan vazgeçmeliyiz. Oturum başkanları bu konuda yönlendirme yaparak zamanın verimli kullanılmasını sağlayabilir.

- YÖK akademik kariyer yapmanın yolu kongrelerde sunum yapmak, KPDS'den 70 ve üstü almak, Science Index'te taranan dergilerde makale yayınlatmak diyerek kaliteyi artırmaya çalışııyor ama görüleceği üzere bu en çok KPDS kurslarına, parayla makale yayınlatan ve sunum yaptıran dergi ve kongrelere, uluslararası dergilerde makale yayınlatmak için torpil yapan kişilere yaradı. İşin şekil boyutunu halletmeye çalışarak bilimsel düşüncenin kalitesi artmıyor. Fuat Köprülü Tanpınar'ı hediye etti bize, Tanpınar Yahya Kemal'i. Şimdi YÖK'ün şartlarını tamamlayan ama içi boş adamlarla doldu üniversiteler. Hocanın yetkilerini kısıtlayıp sisteme vermek ne kadar doğru, belki de tekrar düşünmeliyiz.