Ve an gelir. Bu insanın gerçekten beklediği an mıdır? Bilinmez. Alır seni götürür, belki çok uzaklara.  Bilmediğin bir yere. Görmediğin bir yere. Ve Attila İlhan yoktur artık. Ondan geriye kalan şiirleri ve bize bıraktığı diğer eserleridir. Kasketiyle, gözlüğüyle bazen bir televizyon kanalından gördüğümüz, belki yolda karşılaştığımız, hiç olmadı fotoğraflarına baktığımız o insan yoktur artık. Belki o da biliyordu ve bunun için yazmıştı...

Devamını oku: Askıda Bir Şair: Attila İlhan

İsmet Özel'i anlamaya çalışmalı mı? Ne yaparsak yapalım, asla anlayamayacağımız ve "Bana ne kadar uzaksın" tepkisini alacağımız bir insanı anlamak uğruna fedakârlık yapmanın ve kafa yormanın ne anlamı var? Bugün İsmet Özel, İMDER (İstiklal Marşı Derneği) kanalıyla Türklük üzerine düşüncelerini Türk insanına arz ederken bile onu anlamak imkânsız gibi bir şey değil midir? 

 

Devamını oku: İsmet Özel'e İhanet Etmek

İlkokulu köyde, ortaokulu kasabada, üniversiteyi şehirde okumuş ve halen şehirde yaşayan biri olarak şehir hayatı ve şehir insanına ait kanaatlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

Devamını oku: Zavallı Şehir İnsanı!

Kimileri için bir gün sırası gelir

O büyük evet'i ya da büyük hayır'ı demenin

Kim ki evet'i yanında hazır

Hemen belli eder kendini ve der demez

geçer yoluna saygınlığın, kendi inancının

Hayır diyen pişmanlık duymaz bundan, bir daha

sorulacak olsa

-hayır diyecektir yine. Ve işte bu hayır-

Bu haklı hayır- ezip geçer onu hayatı boyunca

"yüreğimde deniz mavisi bir dalga kabarıverdi; işte orada, güneşten bir havuzun tam ortasındaki hasırın üzerinde, Rivieralı aşkım yarı çıplak, dizlerinin üzerinde bir sağa bir sola dönerek kara güneş gözlüklerinin gerisinden beni süzüyordu.... Lolita. Hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi. Günahım, ruhum., Lo-Li-Ta.  Dilin ucu damaktan dişlere doğru, üç basamaklık bir yol alır, Üçüncüsünde gelir dişlere dayanır. Lo-Li-Ta." 

Devamını oku: Ramazan'da Lolita Okumak!

 "Ben bir denizim, kendi içinde taşan/ Uçsuz bucaksız, hür bir deniz" olan Şems, hayatı boyunca kendisine dost olacak, onu anlayacak, sırdaşı olacak kişiyi aramaktadır.

Devamını oku: Ben bir denizim, kendi içinde taşan

Bir kez daha herşeyi geride bırakarak bak gözlerime. Bir kez daha ellerin titresin gözümü gölgeleyen saçıma dokunurken. Bir kez daha beni düşün.  Beni düşündüğünde bir kez daha gözlerin dolsun. Bir kez daha benim için üzül.  Bir kez daha benim için yak zulmet gemileri. Bir kez daha benim için düş yere, bir kere de daha benim için hançerlen. Ben senden beter olayım o zaman. Anla ki acılarımızdan hayat bulsak.  Son bir kez.   Son kez... Anla ki üniversiteli o kızın, buna ne çok ihtiyacı var.

Devamını oku: Bir Yarım Lili

Ne istediğimi biliyorum. Fakat nasıl isteyeceğimi bilmiyorum. Kalbimin haritasını çizemedim. Pusulam yok, öfkeliyim. Kendime ulaşamıyorum.

Devamını oku: Benim Hiçbir Şey Umurumda Değil

cemilmericGeç Kalmış Bir Muhasebe
Sen Bizden Değilsin: Cemil Meriç ve "Bu Ülke"de Yaşamak


Nasıl anlatmalı, nerden başlamalı, bilmem ki! Mü’min desen değil, kafir desen hiç değil. Kemalist değil, marksist değil, ateist değil, liberal değil, hümanist değil. Değil, değil, değil… Hepsinde var, hiçbirinde yok. İsa’dan Saint Simon’a uzanan Batı’nın inkırazı, Buda’dan Gandhi’yi doğuran Doğu’nun inkısarı, asırlarca kıtalara ferman yazdığı dünyanın kalesinde, köşeye sıkışan bir kedi gibi, Mehdî bekleyen Türk’ün intiharı,… Ne söylesen boş, ne anlatsan yalan. Tarih, güçlünün elinde yap-boz tahtası. Kelime, İblis’in mahfesinde, hiç olmadığı kadar habis. "Binbir kalıba bürünen İblis, kelimelerde tecelli ediyor." Eros’tan başka dostu kalmayan bir dünyada, fikir namusundan bahsetmek, bir nevî hazineyi hırsıza sunmak. Belki bir kuyumcu çıkar da, talip olur defineye. Belki, belkiler…

Devamını oku: Cemil Meriç ve "Bu Ülke"de Yaşamak

Page 5 of 5