
Yanacağını bile bile ateşe dokunmak...
İnsan neden yolun sonunun uçuruma çıktığını bildiği halde yolunu değiştirmez? Cem Adrian insanların içine attıkları ve hatırlamak istemedikleri 'Gerçekleri' gün yüzüne çıkartıyor. Şarkıları et kokusu ile mezar deşen sırtlanlar gibi psikolojiye nüfus ediyor. Sessizce yazdığı alışılmışın dışındaki teatral şarkılarını, sakin ve ruhsuz bir biçimde icra ederken, dinleyicilerinin kendilerine soramadıkları soruları yüzlerine çarpıyor. Kaybedenler kulübü radyo programını dinlerken bir sigara yakıp dünyayı kurtarma planları kuran o ekip artık Cem Adrian dinliyor.

Dinleyenlerin sahne tanrısı olarak nitelendirdikleri ve karanlık bir odada yalnız dinlediğinizde ruhunuzun tellerini titreten Adrian baş ağrınızı kalp ağrısına çeviriyor. Yıllar önce intihar etmeye kalkışan ve psikolojik tedavi gören bir arkadaşım bana kulaklığını uzattı ve Cem Adrian dinletti. İşte o gün anladım; bu adam karanlığın çökmesini bekleyen, acı çeken gölge ruhlara hitap ediyor. Şarkılarını dinlerken insan kanser oluyor, yaralar beliriyor vücudunuzda, sonra şarkının son bölümünde yaranıza tuz ruhu döküyor. Cem Adrian'ın; karanlık tünelin ucundaki ışığı görmek yerine daha karanlığa, daha derine inmek isteyen bir kitlesi var.

Alkışlanmak istemeyen sanatçı olur mu?
''Sanat sanat içindir'' söylemini doğrularcasına diğer ses sanatçılarının aksine alkış sesini hiç sevmiyor. Sonbaharda dinlenilmemesi gereken Adrian şarkılarını gözleri kapalı olarak söylüyor. Konserlerinde bir kütüphane sessizliği kaplıyor dinleyenleri. Sahneye çıkıp mikrofona biriktirdiği acıları dökerken, dinleyenlerinin damarlarındaki kan gibi tüm vücutlarını karanlığı ile sarmalıyor. Terkedilen aşıklar arabesk dinleyerek teselli bulmaya çalışırken sürüden ayrılırlarsa Cem Adrian ile karşılaşabilirler, bu onlar için pek iyi olmaz. Acı çeken ve teselli aramayan kişiler pişmanlıklarını, özlemlerini ve mutsuzluklarını onun şarkıları ile yelliyorlar.

Konsere çıkarken 'Hoşgeldiniz' inerken ise 'Hoşçakalın' diyen ve sadece sanatını icra eden bu sanatçı hakkında yazacak kelime bulmakta zorlanıyorum. Facebook’ta kapalı grubun profil fotoğrafı ve ismine bakarak yorum yazabilmek ne kadar zorsa Cem Adrian dinleyen kitleyi anlamak o kadar zor benim için.

Karanlıkta yalnızlığını ipod kulaklığı ile paylaşanlara selam olsun...